ALEVİ İNANCINDA CEM

Cem, sözcük anlamı olarak toplanma, birleşme, birlik olma, bir araya gelme demektir. Cem alevi inancında ibadet için bir araya gelme anlamında kullanılır. İbadetin yapıldığı yere de cem evi denir.

Alevi inancı cemsiz düşünülemez. Bir Alevinin doğumundan ölümüne tüm yaşamı cem ile bağlantılıdır. Cem Alevi insanının yola girdiği, müsahib tuttuğu, erkan gördüğü, görüldüğü/sorulduğu ibadetidir. Alevîliğin sırrı cemdir. Alevîliği bütün yönleri ile anlamak Cemi anlamaktan geçer. Cemde yapılan her hareketin, her sözün inançsal, kültürel, yaşamsal ve toplumsal anlamları vardır.

Cemin inançsal kaynağı; Kırklar Cemidir. Kırklar cemi bir söylence de olsa, alevi felsefesi onun içinde bir ustalıkla anlatılmaktadır. Önemli olan özü kavramaktır.

Cem; özgürlüğün, eşitliğin, kadın ve erkek birlikte ibadetin yeridir. Cem yargı ve kararın birlikte verildiği yerdir. Cem hizmet, sohbet ve muhabbet yeridir. Cemler de büyük küçük yoktur, katılan herkes can olarak adlandırılır. İnsanlar yoldan şaşmasın, yoldan düşmesin diye birlikte el ele verilen yerdir. Cem rıza meydanıdır, herşey rıza iledir; lokma rıza ile yenir, hizmet rıza ile yapılır. Cemler de yola ikrar alınır yola girilir, ham girilir pişmiş çıkılır. Aile veToplumla yaşamın kurallarının öğrenildiği meydandır. Cem insanı toplumla birlikte eğiterek kamil insandan kamil topluma giden yoldur.

Cemde Genel Kurallar: Ceme aileli gelen herkese açıktır. Ceme gönlü kin ve kibirden temiz gelinir. Takı takılmaz. Cemlere eli boş gelinmez, canlarla paylaşmak için evde olandan lokma getirilir. Yeteri kadar kurban kesilir. Yenilen içilen ve diğer giderler için önceden veya cem günü gönülden lokma payı verilir. Problemi olan canlar cemden önce rehberle ve dedeyle görüşüp problemlerini çözer, ceme gönülleri temiz gelirler. Cemlere, insanı alçaltan hareket yapanlar, katiller, hırsızlar gelemez. Yani Eline, Beline, Diline sahib olmayan giremez. Cemde Edeb, erkâna uymak önemlidir.

Cem Alevi felsefesinin öğrenildiği okuldur. Cemlerde insana, yaşama, topluma ait her türlü konu konuşulur tartışılır. Genelde dört cem yapılır.

Bunlar;

Abdal Musa Cemi, herkesin katılabildiği, Alevi yol kurallarının ve felsefesinin anlatıldığı cemdir.

İkrar Cemi, ilk yola girecek kişinin, yolun kurallarını kabul edip and içip yola kabul edildiği cemdir.

Musahip Cemi, Müsahip olacaklarla, Müsahip olanların katıldığı cemlerdir. Alevi felsefesinin en derin şekilde işlendiği. Alevi sırrının anlatıldığı cemlerdir.

Görgü Cemi, Alevi canların yılda bir görgülerinin yapıldığı, birbirinden sorulduğu, felsefenin en ince yönleri ile anlatıldığı cemdir. Cemlerde yöreden yöre değişiklik görülse de özde aynıdır.

Bunların dışında Hızır Cemi, Birlik Cemi , Dardan indirme Cemi, Düşkün kaldırma Cemi gibi özel cemlerde vardır.

Cemde Oniki hizmet,

  • Dede, Dedebaba, Baba - Mürşid de denilir, cemi yönetir)
  • Rehber -(Yola gireceklere ilk bilgileri verir, toplumu gözlemler, Muaship olacaklara, görgüsü yapılanlara ve ceme katılanlara yardımcı olur)
  • Gözcü - (Cemin genel düzeni sağlar).
  • Çerağcı / Delilci - (Çerağın uyandırıması ve dinlendirilmesi ile görevlidir)
  • Zakir / Aşıklar - (Saz çalar Deyiş-düvaz-miraçlama söyler.)
  • Ferraş / Süpürgeci - (Cemevinin genel temizlik işinden sorumludur, cemde Gözcüye yardım eder)
  • Sakka / Ibriktar - (Cemde su dağıtımı, dem alınırken dem dağıtımı ve el suyu dağıtımını sağlar)
  • Sofracı / Kurbancı - (Kurban, lokma ve yemek işlerinin hazırlanması, dağıtılması işlerine bakar.)
  • Pervane / Semahçı - (Cemde Semah dönenlerdir)
  • Peyik / Haberci - (Cemi, ceme katılacaklara haber verir)
  • İznikçi - (Cemevinin hazırlanması ve genel düzenine bakar)
  • Bekçi - (Cemin genel güvenliğini sağlarlar, dışarıdan gelebilecek her türlü kötülüğü engeller.)
Cem, kırklar ceminin bir tekrarıdır. Binlerce yıllık alevi sırrının belirli bir düzen içinde, evrenin oluşumundan günümüze, belirli semboller ve demelerle anlatımıdır. Genelde yapılan cemlerde insanlara genel anlamı ile ve belirli bir anlayışa kadarı verilir, anlatılır. Cemin birlenip dedenin; Oturup duran, Gönlü bizimle olan,
Kovsuz gaybetsiz evine varan,
Eşine niyaz edip yastığa baş koyan,
Sağ yatıp salim kalka. Diyerek anlayana gerekli mesaj verilir.

Oturup duran, Gönlü bizimle olan,; İşte burası Kadim Alevi felsefesinin ve sırrının anlatıldığı cemin gerçek anlamının açıklandığı bölümdür. Bu bölümde bulunanlar Alevi sırrını taşıyabilecek olanlardır. Bu sır halka tam olarak açıklanmaz. Sırrı taşıyabilecekler dede tarafından daha önceden belirlenmiş sırrı anlayabilecek, saklayabilecek insanlardır. Kadim Alevi öğretisi, felsefesi günümüze böyle gelmiştir.

Cem, çerağ uyandırmakla başlar. Bu hayatın bir ışıkla başladığının anlatımıdır. Bundan sonraki bölümlerde çeşitli ritüellerle evrenin oluşumu, insanın oluşumu, insanın Kamil insan olma yoluna nasıl ulaşacağı ve cemin sonunda semah ve tevhid ile evrenden ayrı değil bir olduğu ritüellerle anlatılır.

Alevi-Bektaşiliği yani Anadolu Aleviliği üç beş sayfada anlatmak olası değildir. Onun felsefesi, kuralları, yaşamı, kültürü ciltlerce yazılacak bir kitabdır. "Okunacak en büyük kitap insandır." Sözü Hünkar Hace Bektaş Velinin demesi ile sonlayıp,    Sevgi muhabbet kaynar yanan ocağımızda
   Bülbüller şevke gelir gül açar bağrımızda,
   Hırslar kinler yok olur aşkla meydanımızda
   Arslanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda
   Hararet nardadır saçda değildir.
   Keramet başdadır, taçda degildir.
   Her ne arar isen kendinde ara.
   Kudüsde, Mekkede, Haçda değildir.

Anadolu coğrafyasının insanın özlü deyişiyle bağlayalım.

"Alevi-Bektâşi olmak sefkâtte günes gibi olma, cömertlikte su gibi, alçak gönüllülükte toprak gibi, teslimiyette ölü gibi, örtücülükte gece gibi olmaktır.

Alevi-Bektâşî evvela kendini toprak etmeli, o toprağa mârifet tohumu ekmeli, gönül suyu vermeli, gerçek orağı ile biçmeli, rıza harmanında döğmeli, şevk yeli ile savurmalı, muhabbet ölçeği ile ölçmeli, hakk değirmeninde öğütmeli, edeple yoğurmalı, sabır fırınında pişirip yemelidir." (alıntı) işte alevi cemi, felsefesi bu anlatımın içinde anlatılmıştır. Her bir insan alabildiği kadarını alır. Gerçeğin demine devranına Hü.










Göz Odur ki,
dağın ardını göre
Akıl odur ki,
başına gelecekleri bile....

Yunus Emre

Bu sitenin tasarımı, web sunucusu hizmeti ve bakımı Nous Information Technology tarafından yapılmaktadır.
Copyright © 2008 - 2010 Tüm Hakları Saklıdır.